PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : DÜNYA ÇOCUK GÜNÜ (Ekim Ayının İlk Pazartesi Günü)



Eqe
15.Mayıs.2018, 01:46
DÜNYA ÇOCUK GÜNÜ (Ekim Ayının İlk Pazartesi Günü)

Her yıl ekim ayının ilk pazartesi günü “Dünya Çocuk Günü” olarak kutlanır. Bugün, dünya üzerinde çocukların içinde bulunduğu durum biraz daha titizlikle ele alınır ve onlarla ilgili neler yapılması gerektiği üzerinde durulur. Okullarda çocuklarla ilgili özel dersler yapılır, eğlenceler düzenlenir, sergiler açılır. Televizyon ve gazetelerde de bu konuda birçok araştırma haberine yer verilir.

Çocukların iyi yetiştirilmesi bütün milletlerin meselesi haline gelmiştir. Bu ortak problem için ilk çalışmalar 1923 yılında başlatıldı. İsviçre'nin Cenevre kentinde toplanan kırk ülkenin delegeleri Uluslararası Çocukları Koruma Birliği'ni kurdular. Birleşmiş Milletler’in kurulmasını izleyen yılda "Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu" (UNICEF) kuruldu. Birleşmiş Milletler Teşkilatı, 1954 yılında oybirliği ile ekim ayının ilk pazartesi gününü Dünya Çocuk Günü olarak kabul etti.

Her millet, kendi çocuğuna geleceği olarak bakar. Çocuk çiçektir. Sevildikçe mutlu olur. Çocuklar yarının büyükleridir. Geleceğin yöneticisi ve güvencesidirler. Onların beslenme, barınma ve eğitimi her toplum için çok önemlidir. Her çocuğun eğitimi yaşadığı devlet tarafından sağlanır. İnsanlığın mutluluğu, dünyamızın güzelleşmesi, çocukların korunması ve iyi yetişmesine bağlıdır. Barış içinde yaşamak, güzellikleri paylaşmak, eğitimle olur.
Bütün bu evrensel amacın gerçekleşmesi için Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 1959 yılında daha iyi bir hayat, mutlu bir çocukluk dönemi için Çocuk Hakları Bildirisi'ni yayınladı.

Ülkemizde de çocuklara sağlık hizmeti götürmek amacıyla çocuk hastaneleri açıldı. Çocuk yaşta suç işleyenlerin iyiye yöneltilmesi için Çocuk Islahevleri kuruldu. Büyük veya küçük bütün yerleşim merkezlerinde çocuk bahçeleri yapıldı. Çocukların yararlandığı çocuk kitaplıkları oluşturuldu. Kimsesiz çocukların korunması, bakımı ve barındırılması için Çocuk Esirgeme Kurumu ve Yetiştirme Yurtları açıldı.

Dünya Çocuk Hakları Bildirisi

1- Her çocuk bu bildiride belirtilen haklardan yararlanmalıdır. Hiç bir çocuk ırk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasal inanç nedeniyle ayrı tutulamaz.
2- Her çocuk korunacak ve özel bakım görecektir. Çocuğun iyi koşullar altında, zihnen, bedenen gelişmesi sağlanacaktır. Buna ilişkin düzenlemeler yasalarla güvence altına alınacaktır. Bu amaçla hazırlanacak yasalarda çocuk yararına olacak durumlar göz önünde tutulacaktır.
3- Her çocuk doğduğu andan başlayarak isme ve yurttaşlığa hak kazanmalıdır.
4- Çocuk, sosyal güvenlikten yararlanmalıdır. Sağlıklı büyüyüp gelişmesi için gereken her çaba gösterilmelidir.
5- Sakat çocuklar için özel bakım ve eğitim uygulanmalıdır.
6- Çocuktan sevgi esirgenmemelidir. Ailesi olmayan ve yoksul çocuklara özel ilgi gösterilmelidir.
7- İlkokul eğitimi parasız ve zorunlu olarak çocuğa sağlanmalıdır. Çocuklar genel bilgilerini arttıracak, yeteneklerini geliştirecek toplumsal sorumluluklar yüklenecek biçimde eğitilmelidir. Çocuğun eğitiminden sorumlu kişiler eğitime, öğretime ayrı bir özen göstermelidir. Çocuk; bir tür eğitim olan oyun oynamak ve dinlenmek olanaklarına sahip olmalıdır. Yöneticiler çocuklara bunları sağlamalıdır.
8- Sosyal yardım ve korunma konusunda çocuk ilk düşünülen olmalıdır.
9- Çocuk her tür kötülük ve sömürüden korunmalıdır. Çocuk, her ne biçimde olursa olsun alım satım konusu olmamalıdır.
10- Çocuk ırk, din ve insanlar arasındaki ayrılık yaratan baskılardan titizlikle korunmalıdır.

Türk Çocuk Hakları Bildirisi

Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Bildirisi'nin ışığı altında Türk Çocuk Hakları Bildirisi hazırlandı. Bu bildiri 28 Haziran 1963 günü UNESCO Türkiye Milli Komisyonu 7. Genel Kurulu’nda kabul edildi.

1- İyi bakım, iyi yetiştirilme ve çocuğa uygun bir eğitim, her yerde ilgi, sevgi ve yardım görme her Türk çocuğunun hakkıdır. Resmi, özel her kurum, her yurttaş bu çocuk hakkını tanımak, eldeki olanaklarla onu gerçekleştirmek yükümlülüğündedir. Sıkıntı içinde bulunan çocuğun kurtarılmasına öncelik verilir.
2- 16 yaşından önce hiç bir çocuk resmi öğrenimden alıkonularak özel işlerde çalıştırılamaz. Hiç bir şekilde sömürülemez.
3- Her ana baba çocuğuna bakmak, onu bilgili, becerili ve en iyi şekilde yetiştirmekle yükümlüdür. Orta dereceli öğrenime devam etmeyen, edemeyenlerin gerekli bilgi ve becerileri kazanmaları için devlet kurslar açar. Ana babanın yeterli olmadığı durumlarda bu görev çocuğun birinci derece yakın akrabalarına ve devlete düşer.
4- İlköğrenimden sonra orta dereceli okullara devam etmeyenler, edemeyenler için teknik, tarımsal bilgi ve beceri kazandıran kurslar açılması ve bu kurlardan çocukların yararlanması için Milli Eğitim Bakanlığı, Belediye Başkanlığı ve muhtarlar işbirliği yapmakla yükümlüdür.
5- Sakat ve uyumsuz çocukların iyileştirilmeleri, yaşama zorluğu çeken çocukların kurtarılmaları, durumlarına uygun bir meslek için kendi yaşamlarını kazanacak derecede başarılı ve güçlü yetiştirilmeleri ana baba ile birlikte devletin ve bu amaçla kurulmuş örgütlerin ödevidir.
6- Çocuğun korunması ile ilgili yasalar öncelikle hazırlanıp çıkarılmalı, geciktirilmeden uygulanmalıdır.