Çoğumuz sezgisel olarak çocukları bağırarak terbiye etmeye çalışmanın sonuç getirmediğini, ebeveyn-çocuk ilişkisini örselediğini ve çocuk gelişimine zarar verebileceğini biliriz. Yine de çocukların ebeveynlerin tahammül sınırlarını genelde zorladığı bilinen bir gerçektir.

ÇOCUĞA BAĞIRARAK OTORİTE KULLANMAK ONUN PSİKOLOJİSİNİ NASIL ETKİLİYOR?


Bazı çocuklar daha az bazıları oldukça yoğun ama hepsi bir şekilde ebeveynlerini zorlarlar. Bu açıdan ebeveynlikte ses yükselmesi, bağırmalar sık karşılaşılan durumlardır.

Bu noktada yol almak istiyorsak öncelikle çocuğumuza bağırdığımız anlar için suçluluk duygusundan kurtulmalı, bunun her ebeveynin başına gelebileceğini hatırlamalı ve sürekli olmadığı sürece çocuk gelişimini kalıcı şekilde etkilemeyeceğini kendimize hatırlatmalıyız.

Bağırmaların önüne geçmek için ikinci adım ise elbette ki bağırmanın neden işe yaramayacağını içselleştirmek ve alternatif sınır koyma yaklaşımları konusunda kendimizi geliştirmektir.

Çocuğunuza disiplin vermek için ona bağırdığınızda sinir sistemi çok uyarıldığı için çocuğunuzun olumsuz davranış sergilemesinin altında yatan olumsuz duygusu iyice tetiklenir ve gerçek anlamda sizi duyamaz hale gelir.

Çocuğunuz sesin yüksekliğinden ve tavrınızın sertliğinden korktuğu, irkildiği ya da rahatsız olduğu için beyindeki davranış kontrolü mekanizması iyice bozulur.

Diğer yandan sizin kontrolsüzlüğünü gözlemlediği için kendisi için de kontrolsüzlüğün ve sert tavrın kabul edilebilir bir şey olduğunu düşünür.

Ebeveynin bağırmaya dayalı otorite kurma çabası uzun vadede ebeveyn-çocuk ilişkisindeki güveni sarsar ve çocuğunuz iyice söz dinlemez hale gelir.

Özetle, çocuğunuzla ilişkinizde sık sık bağıracak noktaya geliyorsanız önce üzerinizdeki baskıyı dengeleyecek şekilde sosyal destek sonra da çocuk yetiştirme modelleri hakkında kendinizi geliştirmek adına profesyonel destek almanız en doğrusu olur.