Adı yaz aylarında serinleten, susuzluğu gideren, severek tüketilen, lezzetli, içi kırmızı ve sulu, iri bir meyve olan karpuzu anımsatsa da yarpuz bir meyve değildir. Mutfaklarımızda çok kullanılan nane bitkisinin yabanisi olan yarpuz Yaşar Kemal’in yazdığı bazı romanlarda adı geçen, Güneydoğu Anadolu’da çok bulunan ve kullanılan kokulu bir ottur. Rüzgârla nazlı nazlı salınan ve kokusu ta uzaklardan duyulan, su nanesi, deli nane ya da yabani nane adıyla da tanınan bu yabani ot Akdeniz Bölgesi’nde de dağların yamaçlarında ve su kıyılarında doğal olarak, bolca yetişir. Bitkinin sapları kısa olan tüylü yaprakları oval biçimdedir. Boyu 10-50 cm. kadar uzayan, pembemsi, morumsu çiçekler açan, gövdesi de yaprakları gibi tüylü olan yarpuz bitkisi uçucu bir yağ içermektedir.
Yarpuz yetiştiği bölgede yaşayanlar için önemli bir ottur. Gaziantep, Adıyaman gibi Güneydoğu Anadolu’ya ait illerde yarpuz mutfaklara fazlasıyla girer. Yarpuzun kurusu ya da tazesi baharat olarak yemeklere, salatalara, çorbalara katılır. İçine yarpuz giren yemekler nefesin de hoş kokmasını sağlar. Kokusunun sinmesi amacıyla yarpuz yaprakları su dolu testilerin ya da sürahilerin ağız kısmında tıpa olarak kullanılır. Pişirilen mis gibi kebaplar servis yapılmadan önce yarpuz dallarıyla kaplanmış bir tepsiye dizilir. Bu şekilde çevreye yoğun yağ ve et kokusu değil yarpuzun hoş kokusu yayılır.

Yarpuzun Botanik Özellikleri

Botanikteki tür adı Mentha pulegium olan, ballıbabagiller familyasında yer alan yarpuz ya da yabani nane otsu, çok yıllık, dik ya da sürünücü gövdeye sahip olan bir bitkidir ve yetiştiği yörelerde pülüskün, narpuz, filiskin gibi adlarla da bilinir. Mentha ya da mentol adlı aromaya sahip olan yarpuzun mor, lila, mavi veya pembe çiçekleri kümelidir ve yapraklar çiçek kümelerinin altına yerleşmiştir. Temmuz, ağustos aylarında çiçek açan yarpuzun tohumları hafif, oval ve kahverengidir. Nemli ve sulak toprakları seven yarpuza sulak alanlarda çok rastlanır. Yaprakları bitki çiçek açmadan önce toplanmalı ve gölgede kurutulmalıdır. Ülkemizde Akdeniz Bölgesi’nde yaygın olan yarpuz bitkisi Orta Doğu, Avrupa ve Kuzey Amerika’da da yaygındır. Yaprakları ezildiği zaman güçlü, aromatik, mentole benzer bir koku yayar. Her ne kadar Güneydoğu Anadolu’da mutfaklarda bol kullanılıyor olsa da toksik özellikleri olduğu asla unutulmamalı, ölüme sebep olabileceği için doğrudan doğruya uçucu yağ şeklinde kullanılmamalıdır.
Yarpuzun Sağlık Üzerindeki Etkileri

Yöre halkı tarafından kadınlardaki adet düzensizliklerine ve soğuk algınlığına karşı kullanılan yarpuz daha farklı alanlarda da etkilidir. Etkili olduğu alanlar ve etki şekilleri aşağıda belirtilmiştir.
Antimikrobiyal, antibakteriyel etkisi:Toksik bir yapıya sahip olan yarpuz yağı bakteriler ve mikropları öldürür, kullananları enfeksiyonlara karşı korur. Alerjik ve tahriş edici olabileceği düşünülerek sürülecek olan bölgeye önce çok az miktarda uygulanmalıdır.
Antiseptik etkisi: Yarpuzdan elde edilen aromatik yağlar az ve doğru oranlarda kullanılırsa böbrekler, idrar yolları, kadınlarda rahim gibi iç organlardaki yaralar ve bakterilerle enfekte olmuş bölgeleri temizleyebilir. Tohumlarının kaynatılıp içilmesi idrar tutukluğuna ve derideki uçuklara karşı yararlıdır.
Antihisterik etkisi: Histeri krizleri geçirenlerin vücutları istem dışı kasılabilir ve kriz anında kişiler bayılabilir, bu sırada saldırgan bir hal alıp kendilerine zarar da verebilir. Yarpuzun içeriğindeki uçucu yağlar beyin ve sinir sistemi üzerinde etkilidir. Yarpuz bu özelliği nedeniyle histerik atak geçiren ve bayılanları iyileştirmek amaçlı kullanılabilir.
Antiromatizmal etkisi: Yarpuzun uçucu yağları kan dolaşımını uyarır, kanda bulunan ürik asit ve benzeri toksinlerin atılmasını kolaylaştırır. Bu sebeple romatizma, artrit gibi hastalıklarda kullanılması mümkündür. Sinirleri uyuşturucu etkisi ile de artrit ve romatizma ağrılarının azalmasına yardım eder.