Haluk Levent’in Elfida Şarkısının Çoğumuzun Bilmediği Hüzün Dolu Hikayesi

Anadolu Rock tarzının en iyi temsilcilerinden, diğer günümüz sanatçılarının aksine 99 depremi dahil zor zamanların hepsinde halkın yardımına koşmuş, şarkılarının her birinde kendimizden parçalar bulduğumuz Haluk Levent’in birçok eserinin altında derin anlamlar yatıyor. Bu anlamlı şarkılar arasında bizi en çok etkileyeni Elfida şarkısı oldu.



Elfida’nın hikayesini kendisi anlatıyor bir röportajda..


Birincisi Elfida ismi sonradan verilmiş bir isim. Adı Beyzanur kızımızın. 4 yaşlarındayken tanıştım bu kızımızla. Babası Murat Çelik bir emekçiydi. Kızın amansız hastalıkla mücadele için Cerrahpaşa Tıp Fakültesine gidiyordum. Doktorlarla görüşüyordum. Detayları burada anlatmak istemiyorum ama çok uğraştık.


Bir gün doktorların odasındaydım ve doktorlardan biri bana dedi ki: “Haluk Bey, bu kızı gözden çıkartın.” Yanımda da müzisyen arkadaşım Emrah Aydoğdu var. Emrah, “Gözden çıkarılan kadın anlamı Osmanlıca’da Elfida.” dedi. Belki tam birebir anlamı olmuyordu ama bir kavram olarak çok uyuyordu. Tabi biz birbirimize sarılıp ağladık. Gerçekten Beyzanur’u çok seviyordum.


Ve oturdum şarkıyı yazdım. Sevgili Emrah Aydoğdu da elinden geleni yaptı. Sözlerinde düzenlemeleri yaptık ve Ömer Faruk Güney’in de müziği vardı. Bu şekilde Beyzanur’un son günlerinde ona şarkıyı söylüyordum ama kendisi olduğunu bilmiyordu Elfida olarak biliyordu. Tabi küçük bir çocuktu son zamanlarında 8 yaşındaydı.


O dönem de şirketlerim batmış, sözlerdeki
“Omzumda iz bırakma yüküm dünyaya yakın” şunu ifade etmek içindi. Ya zaten dünya kadar batmışım, sıkıntılıyım, Beyzacığım ne olur bari sen gitme demek içindi.
O sözlerdeki “yüzyıllardır sarılmamış kolların” cümlesi, anne ve babası gece gündüz nöbetteydiler. Beyzanur’un kırılganlığından hasta yatağından dolayı sarılamıyorlardı. Gerçekten sarılabildiklerini görmedim.


“Sisliydi kirpiklerin ve gözlerin yağmurlu” sözleri ise Beyzanur’un gerçekten hep yağmurlu gözleri vardı hayata tutunmaya çalışan…
O dönemde hastane personeline Bakırköy’de bir konser verdim. Beyzanur’a iyi baksınlar diye onların gecesine katıldım. O gece evden başka bir yere kaldırılan Beyzanur’u kaybettik. Ardından anne ve babasından rica ettim. Yıllardır Beyzanur’un babasıydınız. Evet kızımızı kaybettik. Lütfen bir çocuk daha yapın dedim. Aradan bir yıl geçti beni aradılar. Haluk Abi bir kız çocuğumuz oluyor. “Adını Elfida koyun.” dedim ve kızları oldu. Adı Elfida. Şu anda o Elfida 8-9 yaşlarında ve bir okulda okuyor. Ablasının ismini taşıyor.