Yeni mesajlar Yeni konular En çok cevaplanan En görüntülenen konu En çok begenilen

En çok mesaj
Kullanıcı
Mesaj
sdC
27,602
21,094
TEO
20,703
aSk
19,736
Eqe
18,252
16,315
11,256
11,141
11,008

Denemeler..

cebimdekikelimeler

TF Üyesi
Katılım
8 May 2018
Mesajlar
40
Tepkime puanı
24
Puanları
8
Memleket
22 Edirne
Nerden:
34 İstanbul
Rutin olcekli bir baslangıc belkide, dozu dusuk yazılmıs, yazıcaklarımın ilk satırları,
Yasam icerisinde yasanılanlar, bazen mecburiyetlikleri doguruyor secimi yapılamayan sart koşulmuş tercihler arasında...
Kaderi Bazen degistiremiyorsun, yada degistirmeye calistigin her yol, aynı kapıya cıkıyor, kader degisir mi bu halde?
Gec yas'da ergenliğe girmek isterken, belkide cocuk olmanın anlamlılıgı insanın icinden cekip gidiyor, bir magazadan bir cift ayakkabı alıp cıkmak gibi birsey, sadece ayaga olup olunmadıgı bakılmıs, rengi cok onemli olmayan basit biri belkide o alısverisi yapan..
80 gunde devr-i alem yapılabilirken, 15 dakikada yapılan degersiz, yitirilmis, anlamsız alınmıs bir anlık karar, nerden bilinebilir ki bu kadar uzun surecegi, yas 35 derken sairimiz, henus yas 20'lerdeydi... "Bir insan yasayabilmek icin defalarca olmesi gerekir sanırım"..
olumden korkusu olanında yasamaya cesareti olamazmıs, sanırım. ozguvenin en siddetli bas agrısı gibi cektim sigaramı..dumanı hala icimde, ne zaman istersem o zaman bırakacağım derken hayat baslıyor en derinden;
"Hırs'ın en sadesi, istemenin ingilizcedeki cesitliliği, cabanın en ulasılmaz gucu, uzaktan el sallıyor, sıkıysa yakala!"
Kendini bilmek, anlamak, tanımak, baskalarının seni anlamaya, tanımaya ve bilmesinden bazen daha degerli oluyor. Hissediyorsun bazen en derinden, konusuyorsun, zaman geciriyorsun, yasıyorsun, paylasıyorsun, kucuk tutulmus hedefler, gerceklesmis daha kocaman hedeflerin yanında bir hic kalsada, bırakılması guc bir cocugun elleri yumusatıyor, insanın kalbini, ve neden bu kadar iyimsersin sorusu dusuveriyor icine kocaman..
Her insanın icinde iyilik melegi yatıyor, kime sorsan ne derdin var, verilmis cevaplar basitlesmis, iyiliğimden, iyimserliğimden kaynaklanıyor cevabı artık sıkıcı geliyor insana. Ağlayamamak, konusamamak, hatta susamıyorsunda, bi yerden bir yere surekli donup duruyorsun, bunun adı söz konusu anlasılan bir acı değil, insanın kendisi ile yuzlestiği ve vazgecemediği acı bir gerceği ortaya cıkıyor..
Yeniden o cumle aklıma geliyor; "Hırs'ın en sadesi, istemenin ingilizcedeki cesitliliği, cabanın en ulasılmaz gucu, uzaktan el sallıyor, sıkıysa yakala!" zevk alıyor insan belkide, Pisman olmuyorsun, dusunmuyorsun, gulumsemeye devam ediyorsun... İnsanları tanıdıkca ve anlamaya calistikca kocaman travmalarını alırsın, etkileri daha da buyur ve aynı derecede yaralar acarsın, tek bir dogru var, etkiyi aldıgın kisi ile etki ile yarasını actıgın kisiler bambaska farklı kisilerdir. Baskalarının borclarını odeyip durursun. Ah, ah, kimse kimsenin farkında değil ve herkes herkese cok gec kalıyor...
 

cebimdekikelimeler

TF Üyesi
Katılım
8 May 2018
Mesajlar
40
Tepkime puanı
24
Puanları
8
Memleket
22 Edirne
Nerden:
34 İstanbul
Herseyi sevebilirsin, bir yagmuru, karı, ıslanmasanda uzerine dusmesede..
Güneşi görmesen de sıcaklığını alırsın.Çikolata deyince bile gelir tadı damağına.Ama severken sevmiyormuş, hissetmeden varmış gibi yapamazsın.
Sarılmanın taklidi olmaz mesela, öyle kolayca saramazsın bir bedeni.
Beğenmediğin bir yemeği tabağında bırakabilirsin istersen ama içine çektiğin bir kokuyu atamazsın yıllarca.
Kötülüğü unutabilirsin belki ama acısı kalır bir yerlerde.İçine sinmeden çıkan sözlerin çiğ kalır ağzında.
Sen unuttum dedikçe daha çok gelir aklına.
Unutunca değil hatırlayınca iyileşir insan.
Öyleymiş gibilere inanmaz kalbin.Ne isen onu yaşarsan akar zaman.
Yoksa gerisi hep yalan..
 

cebimdekikelimeler

TF Üyesi
Katılım
8 May 2018
Mesajlar
40
Tepkime puanı
24
Puanları
8
Memleket
22 Edirne
Nerden:
34 İstanbul
Herşey bir şiirle başlar..
Her mısranın altında bir mana, her manada nice nice nida yatar,
O şiir hayatını o kadar değiştirir ki .!
Uzaklara dalan gözlerinde bir güneş doğar yüreğine..
Kelebekler uçuşur bir bahar gibi şen güller koku saçar, özgür bir ceylanın kırkardan hoplar zıplar misali renga renk bir dünyanın içindesin, o çiçekte o çiçeğe koşarsın bakarsın ellerın desen desen çiçekle papatya ile dolu renkli bir dünyada görürsün kendini, dört bir yanın gülücükler ile dolu, dereler kayalar sesinle yankılamakta, seni seviyorum dünya, dağlar ,taşlar ,çiçekler, böcekler, ağaçlar insanlar sizi seviyorum yankı yapar her yer, o şiirle oturur şiirle kalkarsın.

Veee.. zaman seni baya götürmüştür..

Derken şiir çok geride kalmış bakarsın yine okursun sessiz sedasız sanki yüzüne gülümser,, yüreğinde başlar kırıntılar yavaş yavaş gözlerinden süzülür...

Kendini toparlanmaya çalışınca bakıyorsun bir hayal içindesin.
O hayallere varmak istersin ama yol yordam, ama hâla umutlar tükenmemiş avucunda gülücükler bekler durur..

Ve dönersin derdini en sadık dostun günlüğüne dökersin.

İçinde bir buruk ve diğer tarafda bir sevgi bir özlem hayaller gelir peşpeşe sabır ile elbet geçer diye..
Beklersin hergün bir haber yada bir selam.

Umutlar seni dürtüyor elbet birgün kader güler diye bazen kendini öyle teselli edersin ki, kendi kendine bir şarkı bestelersin kırıntılar akar gönlünde gözlerinde şarıl şarıl şelale gibi..

Soran olur içini açmaya cesaretin olmaz düşerim dillere diye,
Hiç diye, Geçersin., ve sadece kendine sırdaşsın..
Akan duygulara kapılırsın .
Dalgın dalgın ,gidersin, yaparsın, edersin ,çalışırsın her günlüğüne baktığında gözlerin o şiire kayar, her okuyuşunda bir hayal gelir gözüne, hayaler ile oturup kalkarsın, git gide yüreğinde bir canavar oluşur, o canavarla her gün boğuşursun ve yalnızlığa çekilirsin , günler Aylar yıllar derken gün gelir alışırsın.
Derken tekrar farklı bir şiirle karşına çıkar.

İş başa düştü diyorsun, yüreğinde dağılan kırıntılar habire tek tek başlar sızlamaya, canın yanmış bir daha umut etmekten yorgunsun.
Suçu yıllara yollara yüklersin.
O kırıntılar varya bir kurt gibi seni kemirir.

Beynin dolu sığdıracak başka bir şiire yer bulamazsın.
Silmek istersin silinmiyor. unutmak istemiyorsun o ayrı bir acı, bir kitap gibidir içindeki kırıntılar.

Sayfalara bakınca kimi acını tazeler kimi o renga renk dünyanı tazeler, kendi kendine gülersin kendin ile hep konuşursun konuştukça o kırıntilar gözlerinden akmakta, derdini sadece kendine söylersin kendi cevaplarsın, kendi kendinin Sırdaşısın sen oluyorsun kendine arkadaş kendine yoldaş.

Hatırını sorana , acıların altında hafif bir gülümseme ( iyi' ) yim hayat ve zaman başka bir şey söylemeye izin vermiyor maalesef.

Eski sayfalara dönmek istersin, de şehvet yetmez , iradeni yoklarsın demek böyle hayırlı imiş kendi kendine mirıldanırsın.

Ne yazık ki zaman geri dönmüyor
Tekrar geriye dönsen bile de yapacak birşey yok
aynı sayfalar değiştirilmiyor ve
bozamazsın.

Hani bir çocuk kadar gökten yağanlar kadar ağlamak istersin de yetmez gurbet, yetmez iraden
susarsın.

Ve bir bir yığılır önüne geçmişin bir avuç dünyaya sığmazsın
içindeki fırtınalar dinmek bilmez
sahipsiz ellerinle yumruğunu sıkarsın.
Artık ıslanmıştır yastığın mendiller, ve bir bir üstüne gelir duvarlar üstüne gelir geceler gündüzler karabasan gibi,

Annesini arayan çocuk gibi,
mazgallardan sızanlar gibi aynalara küsenler gibi ferhata boyun eğmiş kayalar gibi yağmurlarda ağlayanlar gibi.

Derken yüreğinde biriken kırıntılar yüzünde birer kırışık yaratır.

Her yerde anıların kalmiş sanki bekler seni, ve siluetin götürür uykularını , bir bir geceler gündüzlerine karışır artık böyle bir hayata tutunmuşsun.
Ve dönüp maziye bakınca hepsi..
 

cebimdekikelimeler

TF Üyesi
Katılım
8 May 2018
Mesajlar
40
Tepkime puanı
24
Puanları
8
Memleket
22 Edirne
Nerden:
34 İstanbul
"An"
Beklenti içinde olmamak, nedenleride siliyor hafızadan kimi zaman,
Var olmanın durtusu içerisinde deneyimlenmemişse hayat,
Bazen gitmek gerekir.. Gitmek..
Anlamlandırmak içindir belkide,
Belkide eksik kalanların dibine inmek gerekir,
kaybedilmiş zaferlerin yıgınları içerisinde..
Deniz kokusunu ozler insan, yesilin kokusunu,
Yanan bir tütsünün dumanı içerisinde kaybolur bazı anlar..
kesfediş, yaralayış son buluyordur an’ların icinde insan..
Bir gün döneceğini hayal edersin hep,
kurulmuş bir saatin çalmasını beklemek gibidir anın kavuşması..
 

First panel title

First panel content

Second panel title

Second panel content
Üst