Yeni mesajlar Yeni konular En çok cevaplanan En görüntülenen konu En çok begenilen

En çok mesaj
Kullanıcı
Mesaj
sdC
36,548
28,518
Eqe
27,459
22,136
TEO
22,076
aSk
20,421
18,604
12,439
11,363

Fâtiha Sûresi Tefsiri

LifeGoesOn

TF Üyesi
Katılım
23 Ağu 2022
Mesajlar
174
Tepkime puanı
233
Puanları
43
images (49).jpeg

1. Rahmân ve rahîm olan Allah’ın adıyla.
2. Hamd
(her türlü övgü), âlemlerin Rabb'i Allah’a mahsustur.
3. O, rahmândır, rahîmdir.
4. Din
(ceza ve hesap) gününün mâlikidir.
5.
(Rabbimiz!) Ancak sana kulluk ederiz ve yalnız senden yardım dileriz.
6. Bizi doğru yola ilet.
7. Kendilerine lutuf ve ikramda bulunduğun kimselerin yoluna; senin gazabına uğramışların ve
(haktan) sapmışların yoluna değil!
 

Medine Sevdalısı

Özel Üye
TF Özel Üye
Katılım
17 Mar 2016
Mesajlar
7,832
Tepkime puanı
1,817
Puanları
113
Burc
İkizler
Memleket
01 Adana
Nerden:
Antartika
5. Ayeti okurken sadece Allah dusunulmeli.

Onemli bir konudur.

Bask a bir sey kalbinden ve aklindan geciyorsa eyvah.
 

LifeGoesOn

TF Üyesi
Katılım
23 Ağu 2022
Mesajlar
174
Tepkime puanı
233
Puanları
43
Sûre Hakkında Bilgi
Fâtiha sûresi Mekke'de inmiş olup yedi âyettir.
Fâtiha sûresinin on tane meşhur ismi vardır. Bunlar şunlardır:

1. el-Fâtiha (Yüce kitabın kendisiyle başladığı sûre).
2. el-Vâfiye (Namazda bölünmeden tam olarak okunacak sûre).
3. el-Kâfiye (Namaz ve diğer şeyler için yeten, başka sûrelerin yerine geçen sûre).
4. eş-Şâfiye (Maddi ve manevi hastalıklara şifa olan sûre).
5. es-Seb'u'l-mesânî (içinde Allah’ın övülüp yücelttiği ve her namazda tekrarlanan yedi âyet). Fâtiha'ya "es-Seb'u'l-mesânî" isminin verilmesinin sebebi şudur:
İmam Şâfiî'ye göre Fâtiha, besmeleyle birlikte yedi âyettir. İmam Mâlik besmelenin Fâtiha'dan (ve diğer sûrelerden) bir âyet olmadığı görüşündedir. Ona göre de Fâtiha yedi âyettir, fakat yedinci âyet "gayri'l-mağdubi aleyhim" ile başlayan kısımdır.

Fâtiha'ya "es-Seb'u'l-mesânî" denilmesinin bir sebebi ise onda yüce Allah’ı övüp senâ eden âyetlerin bulunmasıdır.

6. Ümmü'l-Kur'ân. Fâtiha'ya bu ismin verilmesi, Kur'an'ın onunla başlamasındandır. Yahut onun Kur’an'ın bütün manalarını kısaca, öz olarak içermesindendir.

7. Hamd ve Şükür Sûresi (Allah’a hamd ile başlayan, ayrıca içinde Allah’a senâ ve şükür yapılan sûre).

8. İstek ve Dua Sûresi (Yüce Allah'a nasıl hamdedileceğini ve O'ndan neyin nasıl isteneceğini öğreten sûre).

9. Sûretü's-Salât (Namaz Sûresi). Fâtiha, her namazda okunan bir sûre olduğu için ona bu isim verilmiştir.

10. Esâsü'l-Kur'ân Bu ismin verilme sebebi şudur: Fâtiha, Kur'an'ın aslı ve başlandıgıcıdır. Bir de Kur’an'daki diğer sûrelerin hükümleri onun üzerine bina edilmiştir, yani bütün âyetlerin muhtevası özet olarak onda mevcuttur.
 

LifeGoesOn

TF Üyesi
Katılım
23 Ağu 2022
Mesajlar
174
Tepkime puanı
233
Puanları
43
Fâtiha Sûresinin Fazileti

Ashabtan Said b. Muallâ [Radıyallahu anh] anlatıyor:
Mescid-i Nebî'de namaz kılıyordum. Tam o sırada Resûlullah [sallallahu aleyhi vesellem] beni çağırdı. Namazı bitirene kadar kendisine cevap veremedim. Namazı bitirir bitirmez huzuruna geldim. Bana,

"Seni çağırınca gelmene ne mani oldu?" diye sordu. Ben de,

"Namaz kılıyordum! dedim. O zaman bana Resûlullah [sallallahu aleyhi vesellem],

"Sen, Allah’ın, 'Ey iman edenler! Sizi çağırdığı zaman Allah'a ve Resûlüne hemen icabet edin' (Enfâl 8/24) âyetini işitmedin mi?" buyurdu.
Ben,
"İşittim, inşallah bir daha böyle yapmam" dedim. Resûlullah [sallallahu aleyhi vesellem],

"Sana, Tevrat'ta, İncil'de, Zebûr'da ve Furkan'da (Kur’an'da) benzeri indirilmeyen bir sûre haber vereyim mi?" diye sordu. Ben de,

"Evet, ey Allah’ın Resûlü, haber veriniz dedim; Resûlullah [sallallahu aleyhi vesellem] şöyle buyurdu:

"O, Kur'an'ın esası olan ve namazın her rekâtında okunan yedi âyettir. O bana verilen en büyük (en faziletli) Kur'an'dır." Buhârî, nr. 4474; Ebû Davud, nr. 1458; Tirmizî, nr. 2875; Ahmed, Müsned, 4/211; Hâkim, Müstedrek, 1/558.

Hz. Resûlullah [sallallahu aleyhi vesellem] buyurmuştur ki:
"Allah Teâlâ buyurur ki:
'Namazı (Fâtiha'yı) kulumla benim aramda iki kısma ayırdım (onun bir kısmı bana, bir kısmı kuluma aittir.' Kul,
'Elhamdü lillâhi rabbilâlemîn;
bütün hamd ve övgüler âlemlerin Rabb'ine mahsustur' dediği zaman, Allah [celle celâluhû],
'Kulum bana hamdetti' der. Kul,
'Errahmânirrahîm; O, rahmândır, rahîmdir' dediğinde, Allah [celle celâluhû],
'Kulum beni övdü' der. Kul,
'Mâlikiyevmiddîn; O, hesap gününün tek mâliki ve sahibidir' dediğinde,
Allah [celle celâluhû],
'Kulum beni yüceltti' der. Kul,
'iyyâke na'büdü ve iyyâke nestaîn; ancak sana ibadet ederiz ve ancak senden yardım dileriz' dediğinde, Allah [celle celâluhû],
'Bu benimle kulum arasındadır. Kulumun istediği kendisine verilecektir' der.

Kul, 'İhdinassırâta'l-müstakîm sırâtellezîne en' amte aleyhim gayri'l-mağdûbi aleyhim veleddâllîn; bizleri kendilerine lutuf ve ikramda bulunduğun kimselerin yolu olan dosdoğru yola ilet ve onda sabit tut. Bizleri gazaba uğramışların ve sapmışların yoluna sevketme!' dediğinde, Allah [celle celâluhû],
'Bunlar hepsi kulum içindir, kuluma istedikleri verilecek' buyurur." Müslim, Salât, 38, 40; Ebû Davud, Salât, 132; Tirmizî, Tefsîru Sûre (1) 2; İbn Mâce, Edeb, 52.

İbn Abbas [Radıyallahu anh] naklediyor:
Resûlullah [sallallahu aleyhi vesellem] oturuyordu. Yanında da Cibrîl [Aleyhisselam] vardı. O sırada gökten bir gıcırdama sesi duyuldu. Cibrîl semaya baktı. Gökten bir melek indi. Cibrîl [Aleyhisselam] Hz. Peygamber'e,

"Ya Muhammed, bu melek ilk defa yeryüzüne iniyor" dedi. Melek Resûlullah'a [sallallahu aleyhi vesellem] gelip selâm verdi, sonra şöyle dedi:
"Müjde! Sana verilen iki nurla sevin. Onlar senden önce hiçbir peygambere verilmedi. Bunlar Fâtihatü'l-kitâb ve Bakara sûresinin son iki âyetidir. Onlardan okuduğun her harfin sevabı sana verilir." Müslim, nr. 806; Nesâi, Sünen, 2/138; Hâkim, Müstedrek, 1/558.

Abdullah b. Câbir [Radıyallahu anh] naklediyor:
Resûlullah [sallallahu aleyhi vesellem] bana,

"Sana Kur'an'da indirilen en faziletli sûreyi haber vereyim mi?" diye sordu; ben de,
"Evet, ey Allah’ın Resûlü, haber veriniz" dedim. Resûlullah [sallallahu aleyhi vesellem],

"O, Fâtihatü'l-kitâb'dır. Onda bütün dert ve hastalıklara şifa vardır" buyurdu.
Ahmed, Müsned, 4/177; Beyhakî, Şuabü'l-İmân, nr. 2367.
 

First panel title

First panel content

Second panel title

Second panel content
Üst