Yeni mesajlar Yeni konular En çok cevaplanan En görüntülenen konu En çok begenilen

En çok mesaj
Kullanıcı
Mesaj
103,750
sdC
36,546
Eqe
34,984
34,975
25,492
TEO
22,076
21,058
aSk
20,421
12,443
11,363

Her Hafta Bir Film Önerisi

Anarchy

TF Üyesi
Katılım
20 May 2014
Mesajlar
641
Tepkime puanı
14
Puanları
0
Cinsiyetiniz
Bay
Yaş
23
Burc
Başak
Memleket
21 Diyarbakır
Black




2005 yapımı güzel bir Hint/Amerikan filmi. Hayatını karanlıkta yaşamaya mahkum sağır ve kör bir kızın, öğretmeni sayesinde hayatın abecesini öğrenmesinin konu edildiği; dram yönünün sömürülmeyip sadece ortaya konulduğu, sürükleyici ve izlenesi bir eser. Kızlarına belli kalıpların içerisinde baktıkları için başarılı olamayan bir aileye, öğretmen bakış açısının bolluğu ile karşılık veriyor ki bu sayede imkansızı-bu da asla öğrencisine öğretmediği bir kelime- başarıyor. Film 2013 yılında Türkiye'de 'Benim Dünyam' adlı çevirisiyle vizyona girmişse de orjinali gibi ses getirmemiş ve başarıyı yakalayamamıştır.

NOT: Buraya sadece izlediğim ve beğendiğim filmleri öneri olarak sunacağım; zira film konusunda bir manyak sayılabilirim 2 TB'ta yakın bir arşivim var.
Kişisel Görüşüm: Bir öğretmen adayı olarak beni ve insanlara olan bakış açımı değiştiren fazlasıyla etkilendiğim ve doğru olanı bulduğuma inandığım muhteşem bir eser!
 

elifrana_

TF Üyesi
Katılım
2 Şub 2014
Mesajlar
388
Tepkime puanı
2
Puanları
0
Cinsiyetiniz
Bayan
Burc
Başak
Memleket
34 İstanbul
bizimkiler anca calsınlar dşünmeye bile üşeniyolar:)güzel bir filme benziyo en kısa zamanda izlicem:)
 

Anarchy

TF Üyesi
Katılım
20 May 2014
Mesajlar
641
Tepkime puanı
14
Puanları
0
Cinsiyetiniz
Bay
Yaş
23
Burc
Başak
Memleket
21 Diyarbakır
AGORA




O, tarihin gördüğü en etkileyici ve ilgi çekici kadınlardan biriydi. Hem belinden aşağıya kadar uzanan sarı saçlarıyla göz kamaştıracak, nefes kesecek kadar güzel, hem de adını matematikçi, filozof ve astronom olarak tarihe yazdıracak kadar zeki bir kadın. Ve ne trajiktir ki ölümüyle bile unutulmayacak bir kadın. Üzerine çullanan onlarca erkeğin darbeleriyle son nefesini veren, cesedi sokaklarda sürüklenip, eti kemiklerinden midye kabukları yardımıyla ayrılan ama ne olursa olsun tarihin unutulmazları arasına giren bir kadın. Yani 45 yaşındayken bu dünyadan göçüp giden İskenderiyeli Hypatia..

Kişisel Görüşüm: Hypatia'nın bilime olan aşkı tüm bağnazlıklara rağmen hiç bir zaman azalmadı, sönmedi. Hypatia, direnişin simgesi oldu. Özellikle izlenilmesi gereken tarihi bir film, Hypatia'nın hayatı dışında Hristiyan bağnazlıklarına ve İskenderiye Kütüphanesi'nin yakıldığı yıllara giden ölümsüz bir eser.. Mutlaka izleyin.
 

ELiF

TF Üyesi
Katılım
3 Şub 2014
Mesajlar
10,456
Tepkime puanı
1,351
Puanları
0
Mesleğin
Öğrenci
Cinsiyetiniz
Bayan
Burc
Yay
güzel film bencede izleyin
 

Anarchy

TF Üyesi
Katılım
20 May 2014
Mesajlar
641
Tepkime puanı
14
Puanları
0
Cinsiyetiniz
Bay
Yaş
23
Burc
Başak
Memleket
21 Diyarbakır
The Man From Earth



Üniversitede başarılı bir tarih profesörü olan John Oldman ortada hiçbir neden yokken, aniden 10 yılını ayırdığı akademiden istifa etmiştir. Şehirden gitmeye hazırlanırken veda etmek için evine gelen meslektaşları ondan neden istifa edip gitmesi gerektiği konusunda bir açıklama yapmasını isterler. Arkadaşları John'un bu sessizliğine anlam verememektedirler. Önceleri suskun kalan John da neden gitmesi gerektiğini biraz geçmişe dönerek anlatmaya başlar.

Kişisel Görüşüm: Hayal gücünüzü zorlayacak bir film. Kesinlikle afişe aldanmayın, basit bir odada geçen fakat izlerken kafanızda farklı bir ütopya yaratacağınız misler misi bir film. 4-6 arası teolog, arkeolog, psikolog, biyolog pozitif bilim akademisyenlerinin sıkıcı derslerin aksine mükemmel bir sürükleyicilikle tartıştığı sahnelerde hayal gücünüzü zorlayacaksınız!! :)
 

Anarchy

TF Üyesi
Katılım
20 May 2014
Mesajlar
641
Tepkime puanı
14
Puanları
0
Cinsiyetiniz
Bay
Yaş
23
Burc
Başak
Memleket
21 Diyarbakır
Pulp Fiction / Ucuz Roman



Ödül avcısı Butch Coolidge şeytanla yaptığı bir anlaşmada ödemeyi durdurmaya karar verir. Honey Bunny ve Pumpkin, hayatlarına biraz hareket katmak isteyen genç ve birbirlerine aşık bir çift soyguncudur. Bu arada iki işi iyi bilen gangster, Vincent Vega ve Jules, günlük işlerinden biri olarak,patronlarına ödemeyi geciktiren bir kaç sahtekar genci vurmaya giderler. Vincent patronun genç ve güzel karısına bebek bakıcılığı yapmakla da görevlendirilirken ortağı suç yaşamına son vermeye karar verir. Cesur bir boksör ise para karşılığı hile yapmayı redderek şehirden kaçar. Kader bu aykırı tipleri mutheşem bir raslantı sonucu bir araya getirecektir.

Kişisel Görüşüm: Bir Quentin Tarantino filmi derim, başka da bir şey demem.. :)
 

Anarchy

TF Üyesi
Katılım
20 May 2014
Mesajlar
641
Tepkime puanı
14
Puanları
0
Cinsiyetiniz
Bay
Yaş
23
Burc
Başak
Memleket
21 Diyarbakır
The Help / Duyguların Rengi





'New York Times En Çok Satanlar’ listesinde bir numara olan ve hakkında çok konuşulan kitaptan uyarlanan 'The Help' 3 cesur kadının şehirdeki katı kuralları ve yerleşik davranışları aralarında gelişen alışılmadık bir arkadaşlıkla nasıl bozduklarının hikayesi anlatılıyor...1960’lı yılların Mississippi’sinde üç farklı ve sıra dışı kişilikleri canlandıran bu cesur kadınlar, kendilerini tehlikeye atan ve toplumsal kurallara karşı gelen gizli bir yazı projesi sayesinde alışılmadık bir dostluk kurarlar. Beklenmedik bu ittifaktan, önemli bir kardeşlik doğar. Hepsi, onları tanımlayan sınırları aşma cesaretini kendilerinde bulur ve bu sınırların bazen aşılmak için konulduğunu fark eder. Bu, şehirdeki herkesi değişen zamanlarla karşı karşıya getirmek demek olsa bile...Dokunaklı, esprili ve umut dolu bir film olan 'The Help', değişim yaratabilmekle ilgili evrensel bir hikaye...


Mükemmelimsi bir şey..
 

bLa

TF Üyesi
Katılım
11 May 2014
Mesajlar
202
Tepkime puanı
13
Puanları
0
Mesleğin
IRCHelper
Cinsiyetiniz
Bay
[h=2]Kış Uykusu[/h]




[TABLE="class: tr-caption-container"]
[TR]
[TD="align: center"][/TD]
[/TR]
[TR]
[TD="class: tr-caption, align: center"]Kış Uykusu Film Afişi[/TD]
[/TR]
[/TABLE]
Film Özeti:

Aydın emekli bir tiyatrocudur; oyunculuğu bıraktıktan sonra Kapadokya'ya babasından yadigar kalan butik oteli işletmek için geri döner. Aydın o günden sonra başlayan kış uykusu bu gözlerden ırak otelin içerisindeki gündelikleriyle, kah yerel bir gazeteye köşe yazıları yazarak kah her zaman niyetlendiği ancak bir türlü başlayamadığı tiyatro tarihi kitabını yazmayı düşünerek geçer. Tüm bu süreçte hayatında iki kadın vardır: Kendisine her anlamda uzak ve soğuk davranan genç karısı Nihal ve boşandıktan sonra yanlarına taşınan kız kardeşi Necla... Kışın bastırması ve artan kar yağışı bu küçük taşrada en çok Aydın'ın sinirlerine dokunur ve onu uzaklara gitmeye teşvik eder... Türk sinemasının Cannes tescilli, bol ödüllü yönetmeni Nuri Bilge Ceylan'ın Bir Zamanlar Anadolu'da filminden sonra hayata geçirdiği ve Cannes'da büyük ödül Altın Palmiye'ye layık görülen son filmi olan Kış Uykusu'nun başrolünde Haluk Bilginer yer alırken kadroda kendisine Demet Akbağ, Melisa Sözen, Ayberk Pekcan, Serhat Kılıç, Tamer Levent, Nejat İşler ve Nadir Sarıbacak eşlik ediyor.
 

Havari

TF Üyesi
Katılım
28 Kas 2015
Mesajlar
134
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Memleket
27 Gaziantep
Nerden:
Bir seçim yapınız
Yalnız yaşayan Allah’a komşu olur… Ayrılık öyle bir ateştir ki alevi yürek yakar.
Şimdi aşk zamanıdır… Bıyıklar yeni terlemiş, kan deli deli akmakta, yerinde duramayıp her şeye ve herkese burnunu sokmakta, biraz huysuz, biraz delişmen, biraz çenesi düşük, biraz kinci, biraz inatçıdır… Hepsinin toplamı, gençtir işte ve zaman ‘aşk’ zamanıdır, aşk-ı baran altında ıslanma zamanıdır.
Sonra baran gelir, rahmetin kapılarını açar ve sır ayan olur gencin gözlerine, gözlerinden yüreğine… Baran ile gelen aşk olur, Rahmet olur Latif’in yüreği/ne. Aynalar çıkar ortaya, bakışlar değişir, aşkla dolanın siması güzelleşir, aşk sureti ve dâhi sireti güzelleştirir. Durduk yere tebessüm eder insan neden yokken ve aslında neden varken ve o neden aşikârken ama aşikâr olan henüz yürek hanesinin sınırlarında misafir ediliyorken. Yollar gözlenir, öyle de güzeldir ki beklenen anlar. İnsan hâlden hâle girer. Farklıdır herkesten. Onda mantık aranmaz artık, mantık ve akıl terk-i diyar eylemiştir haneyi, hanede başkası oturmaktadır çünkü. Kelimelere ihtiyacı yoktur aşkın, kelimelere. Onun dili ayrıdır. Lâl eder insanı o, sır eder yürekte sevileni, kelimeye dökmez onu, dökemez onu. Aşkın kelimesi tektir, o da sevgilinin adıdır. Ondan ***rısı, israf-ı kelâmdır. Görülen hep sevgilidir, duyulan, hissedilen… Dünya şarkısını söyler, aşığın payına sessizlik düşer; o sessizliğin içindedir âşık olunan. Sonra sevgiliyi gözünden sakınmaya başlar âşık. Korkar onu kaybetmekten. İlk ayrılık gelir, karlar altındadır dünya, soğuktur, sessizdir, soluk almaz hiçbir şey… Sevgiliyi aramaya çıkınca yüreğin dili konuşur:
Ayrılık öyle bir ateştir ki alevi yürek yakar.
Aşk, yürek hanesinin sınırlarını aşmıştır artık… Sevgili o kadar yakın ama o kadar da uzaktır ki. Sonra cananın yüzü görülür ama o yüz, dertlidir. Dert, âşığın derdi olur; derdin dermanı için yaşlar akar gözlerden. Yeter ki sevgili iyi olsun. Yeter ki onun yüzü gülsün. Yeter ki o huzurlu olsun. Yeter ki… Âşığın bildiği tek şey o’dur, her şey o’dur: Sevgili. Sevgili… Ona feda edilir, feda edilebilecek ne varsa. Ona ait seslere kulak kesilir, ondan başka anlamı olan kelimelere kulak tıkanır, ondan bahsetmeyen kelimeler anlamını yitirir. Madem her şey sevgilidir, öyleyse onun için kendini de feda etmelidir. Varlığını yok etmelidir. Her şey feda edildiğinde aşkta sıra, ayrılığındır. Asıl ayrılığın… Ayrılık mı aşkı büyütür, aşk mı ayrılığı bilinmez de, aşkta bir şekilde sıra, ayrılığa gelir.
Baran gider, baran gelir; giden iz bırakır, gelen izleri siler. İzler silinse de hayatın içinde, sevgiliye dair; aşığın izleğinde sevgiliye dair her şey imgeye dönüşür. Artık o, uçuşan bir perdenin ardındadır, verilemeyen bir hediyedir, havuzun içindeki kırmızı balıktır, yerde bir ayak izidir, kavuşturan ve ayıran yağmurdur… Sevgili gitse de, kalan gene sevgilidir. Aşığın payına hep, tek başına yaşamak düşer sevdayı. Kendinden vazgeçen, kendinde kimi görür?
Baran İranlı yönetmen Mecid Mecidi’nin 2001 yapımı filmi. 1979’da Sovyetler Birliği’nin Afganistan’ı işgâl etmesi, 10 yıllık işgâlin ardından başlayan iç savaş, Taliban rejimi ve 3 yıllık kuraklık sonucu Afganistan’dan İran’a göç eden ve olumsuz şartlarda çalışan Afganlı göçmenleri fonuna yerleştiren, bu sosyal sorunu Latif ve Baran aşkı ile kompoze edip aktaran bir film. Filmin mekânı bir inşaat alanı ve Afganlı göçmenlerin yaşadığı köy. Filmin konusu; babası dördüncü kattan düştüğü için erkek kılığında babasının yerine çalışan Rahmet’in/Baran’ın, Latif’in işini alması sonucu, Latif’in işi elinden alındığı için önce kin beslese de, Rahmet’in sırrı ortaya çıktığında duygularının kinden aşka kayması ve aşk’ın, sosyal bir tema etrafında ilmek ilmek dokunmasıdır.
Filmde, aşkın her safhası öyle güzel anlatılmış ve buna sosyal bir sorun o kadar dozunda yerleştirilmiş ki, film realist-duygusal çizgide tam orta noktada durmakta; bu da filmin en başarılı yönlerinden biri. İlginç olansa, aşk anlatılırken, aşka dair tek bir kelimenin bile kullanılmamış olması. Latif’in ayakkabısını tamir ettirdiği sahnede, ayakkabı ustasının söylediği tek cümle dışında ki o da aşkın ayrılığından bahseder ve siz bu sahnede bir şekilde bu konuşmanın yapılacağını hissedersiniz.
Filmde şiir gibi dediğiniz sahneler ardı sıra akıp gidiyor: İlk ayrılıktaki karlar, sevgiliyi arayıştaki yollar, derede akıp giden yemin, ayrılık günü havuz kenarındaki çaresizlik, uçuşan perde, küçücük bir objenin filmin merkezine yerleşmesi, sevgilinin ayak izi ve yağmur… Baran ve baran…
Mecidi sinemasının en güzel yönü, insanı anlatırken, ne yaşarsa yaşasın insan, insana dair güzel hallerin, umudun, -insanın hatasını bile anlatsa- vicdanın göstergelerini taşıyor ve bunu anlatıyor olması. Sinema anlayışı Mecidi’yi sınırlı bir alana hapsediyor gibi görünse de, Mecidi, o çizgide kendisine sınırsız kapılar açmış bir yönetmen. Hiçbir şeyi şeyleştirmeden/nesneleştirmeden, yargılamadan, genellemeden, insana yönelen kamerasıyla insanı ve onu, ‘İnsan’ yapan yönleri anlatan tarzı/üslûbu/seçimi Mecidi’yi farklı kılıyor.
Erdebilli Latif’i ve Afganlı Göçmen Rahmet/Baran’ı izlediğinizi düşünüyorsanız sadece, yanılıyorsunuz; çünkü Latif ve Baran’la açılan kapıdan/kameradan aşkı, hayatı, insanı, dürüstlüğü, merhameti, paylaşmayı, fakirliği, göçmenliği, hüznü… anlatır Mecidi ve aşkı merkeze alarak, nasıl aşk merkeziyse hayatın, sebebiyse, bu merkezden hayatı seyrettirir, hayatı ve onun farklı yönlerini…
Fajr Film Festivali ve Montreal Film Festivali’nden birçok ödül almış bir film Baran ve henüz izlemedinizse, mutlaka izleyin.
[video=youtube;LB-RuIjabsM]https://www.youtube.com/watch?v=LB-RuIjabsM[/video]
 

Yazarım

TF Üyesi
Katılım
17 Eyl 2017
Mesajlar
4,343
Tepkime puanı
78
Puanları
48
Mesleğin
Kumarbaz
Cinsiyetiniz
Bay
Burc
Başak
Memleket
34 İstanbul
Nerden:
Afrika
İlgi Alanı:
Metafizik
Aksiyon, aşk maşk sevenlere gelsin ; Özel Kargo izleyin pişman olmazsınız =)
 

Trinity

~ Matrix ~
TF Üyesi
Katılım
5 Tem 2017
Mesajlar
518
Tepkime puanı
1
Puanları
0
Cinsiyetiniz
Bayan
Burc
Boğa
Memleket
34 İstanbul
Nerden:
34 İstanbul
S

saphira

Guest
@everyone (pppfff neden bi etiket yok ki)

2021 Yılı 11. haftanın film önerisi;

bu haftanın şiddetle izlenmesi gerektiren filmi işte burada:

Kağıttan hayatlar

 

First panel title

First panel content

Second panel title

Second panel content
Üst