Yeni mesajlar Yeni konular En çok cevaplanan En görüntülenen konu En çok begenilen

En çok mesaj
Kullanıcı
Mesaj
sdC
24,108
TEO
20,703
aSk
19,734
19,269
Eqe
18,252
14,649
11,256
10,990
10,968

Kendi Yalanına İnanma Hastalığı: Mitomani

VLaD

Her İnsan Kendisinin Tanrısıdır...
Yönetici
Süper Admin
Katılım
20 Haz 2015
Mesajlar
8,762
Tepkime puanı
6,406
Puanları
1,905
Mesleğin
Kalite Kontrol
Cinsiyetiniz
Bay
Yaş
33
Burc
Aslan
Memleket
09 Aydın
Nerden:
09 Aydın
İlgi Alanı:
Gizemli İlimler
yalan söylemek, mitomanik, mitomani belirtileri, mitomani

Kendi Yalanına İnanma Hastalığı: Mitomani
Greifswald üniversitesinden Harald Freyberger"hayatı boyunca hiç yalan söylememiş insan yoktur"diyor.Freyberger`e göre her yalanda kötü değil."Bazen küçük yalanlar dostlukları pekiştirmek adına önem taşıyabilir "diye ekliyor.
Kimseyi üzmemek ya da durumu kurtarmak adına bazen yalan söyleyebiliyoruz. Bu sürekli olmuyorsa bir hastalık belirtisi değildir. Peki ya alışkanlık haline geldiyse? Kişi söylediği yalanlara kendi de inanıyorsa ve bunun farkında değilse?
Artık saçmalama veya hayali fantezi hikayeler boyutundaysa?Yeşilç
am`da izlerken bu kadarda olamaz dediğimiz"Ziya"sahnesindeki gibiyse durum vahim.
Almanya`da 1024 Alman ile yapılan ara
ştırmaya göre 58% hergün yalan söylediği sonucu çıkmış.Bunun 73% i yüzyüze olan konuşmalardan.Her 4 erkekten bir tanesi ise iş başvurularında abartılı ve gerçek olmayan kariyer özgeçmişinden bahsetmişler.
Mitomani nedir?
Mitomani“mythomanie” yani “yalan hastalığı”, çok basit bir tanımla, “Bireyin kendinin de inandığı yalanlar söylediği bir tür psişik dengesizlik” imiş.
Bu mani’nin adını koyan bir Fransız doktor, 19’uncu yy. sonu, 20’inci yy. başında yaşamış Prof. Ernest Dupré.
Dupré, her çocuğun “düzenli olarak ve tabii bir şekilde” yalan söylediğini, ama kimi bireylerde de bu eğilimin “patolojik” hale gelebildiğini göstermiş.
Montsouris Enstitüsü’nden Prof. Philippe Jeammet ise şu bilgileri veriyor:
“Mitoman söylediklerinin aslında gerçek olmadığını daima bilir. Ama psikolojik dengesini bulabilmek için, söylediklerinin doğru olması gerektiğini de bilir. Bir an gelir, birey, dışsal, objektif gerçeğe inanmaktansa, kendi gerçeğine inanmayı tercih eder. Huzur bulmak ve kendiyle uyum sağlamak için bu hikayeyi anlatmak zorundadır”.
Bu açıdan, mitomanın söylemi, yalancının veya dolandırıcının söyleminden çok farklı. Bu sonuncular için, yalan bir amaç değil, bir araç. Başka bir amaca ulaşmak için bir amaç. “Halbuki mitoman için yalan, başlıbaşına bir amaç. Hem hikaye uyduruyor hem inanıyor, bu bir çeşit rahatlama aynı zamanda.”
Bildergebnis für mitomani bilimsel
Dolandırıcıların “çok gerçekçi” yalanları

Her gün bültenlerde, telefonda dolandırılan kişilerle ilgili haberler izliyoruz, dolandırılanlara çok üzülüyoruz, insanların yıllarca yemeyip içmeyip biriktirdikleri paralarını yabancıların eline nasıl bırakabildiklerine hayret ediyoruz. Dolandırıcıların “çok gerçekçi” yalan söylediklerini belirten mağdurlar, hipnoz olduklarını, anlatanlara inandıklarını söylüyorlar. Bir insan yalan söylemeyi nasıl alışkanlık haline getiriyor, söylediklerine kendi inandıktan sonra, karşısındakini nasıl “bu derece gerçekçi” inandırıyor? Sıkça karşılaşılan telefon dolandırıcılarıyla geçmişte karşı karşıya kaldığını söyleyebiliriz. Rahatlıkla yalan söyleyenler genellikle “mitomani” hastası olarak bilinir ve bu hastalık ergenlik yaşlarında, kişiliğin oluştuğu dönemlerde başlar, bu nedenle anne babalara bu durumu yakından takip etmelidir. Mitomani hastalığı tedavi edilmediği takdirde, bir dürtü kontrol bozukluğu olarak ömür boyu sürer. Mitomanlar, “Mantık hatası yapmadan sıra sıra yalan söylerler”. Genellikle telefonda dolandırılan kişiler kendisini emniyetten aradıklarını söyleyen kişilerin telsiz sesleri arasından cep telefonunu bırakmadan sürekli komut vermeye başladıkları zaman çok inandırıcı olduklarını, bu haberleri daha önce duydukları halde bilinçli davranamadıklarını ve inandıklarını ifade etmişlerdir. Çünkü bu kişiler karşı tarafın düşünmesine fırsat vermeden çok gerçekçi olabilecek olayları, mantık hatası yapmadan arka arkaya sıralayabilmektedir. Normal bir insanın açık vermeden bunu yapabilmesi gerçekten çok zor bir durumdur. Bu nedenle bunu yapan kişilerin çok rahat olmaları ve hatta kendilerini inandıracak şekilde yalan söylediklerini ifade etmek mümkün. Alışkın olmayan ve yalan dizgesinde konuşma konusunda deneyimli olmayan, bu yönde çok hızlı düşünemeyen bir insanın bunu yapması mümkün değildir.

Yüksek eğitimli insalarda bu tür tuzaklara düşebiliyor
Kültürel olarak yüksek seviyede ve eğitimli insalarda bu tür tuzaklara düşebiliyor. Kişinin sosyo-kültürel seviyesinin yüksek olması, anlatılanlara daha geniş perspektifle bakmasına sebep olur, ancak arayan kişinin durup dinlenmeden konuşarak karşısındaki insanın düşünmesine fırsat vermemesi, kesintisiz anlatmaya devam etmesi, dolandırıcının isteklerini yerine getirmesine sebep olur. Mitomani adı verilen hastalık kişilerde; neden - sonuç ilişkisi düşünmeden yalan söylemenin alışkanlık haline geldiği durumlardır. Mitomani hastalarının aldıkları paradan ziyade insanları kaldırmış olmaktan dolayı mutluluk duyduklarını, söyledikleri yalanlarla karşılarındakini ikna etmiş, bunu yapabildiklerini kendilerine ispatlamış olmanın büyük hazzını yaşadıkları söylenebilir. Mitomani, bin kişiden birinde görülür, kişiliğin oluştuğu dönemlerde başlar ve tedavi edilmezse ömür boyu süren bir dürtü kontrol bozukluğu olarak devam eder. Mitomaninin ortaya çıkması için fiziksel ya da ruhsal bir hastalık olması gerekmez. Yapılan araştırmalar bu kişilerin yetiştikleri aile ortamında, aile bireylerinde psikolojik sorunlar bulunduğu, tıbbi araştırmalarda ise kafa travması, epilepsi ve beyin elektrosu bozuklukları gözlenebilmektedir. Tüm obsesyonlarda olduğu gibi dürtü kontrol bozukluklarının bir alt grubu olan mitomanide de takıntının özelliklerini görmek mümkündür. Bu yüzden tedavi de takıntıların tedavisine yönelik olup mitomani tedavisinde takıntı giderici ilaçlar kullanılmakta, kişi bununla dürtülerine hakim olabilmektedir. Mitomani tedavisinde tek başına ilaç yetersiz olur, bu tedavinin psikoterapi ile desteklenmesi gerekmektedir. Yalan alışkanlığının sebep ve sonuçlarının değerlendirilmesi, yalan söyleme davranışının engellenmesi, dürtülerinin kontrol edilmesi, yalana giden durumların saptanıp bu durumların yalansız geçiştirilmesi, yalana neden olan ruhsal ihtiyaçların belirlenip bunların yalan dışında yönlendirilmesi, sosyal ilişkilerin tekrar sağlanması, yalansız bir hayatın organize edilmesi psikoterapinin amaçları arasındadır. Bilişsel terapiler, bu davranışlara neden olan durumların saptanıp tedavisinin sürdürülmesinde yararlı olmaktadır.
Mitomani nedir, nasıl anlaşılır belirtileri ve mitomani tedavisi

Dürtü kontrol bozukluğu

Yalan söyleme rahatsızlığı orijinal adıyla “Mitomani” kişinin ve çevresinin günlük yaşantısını zorlaştıran ciddi bir rahatsızlıktır. Psikiyatri Tanı Kriteri kitapçığında (DSM) depresyon, kaygı bozukluğu gibi rahatsızlık tanı grubunda yer almasa da, çeşitli rahatsızlıkların belirtilerinden (semptom) biri olarak karşımıza çıkabilmektedir. Mitomani daha çok dürtü kontrol bozukluğu olarak tanımlanabilir, kişi yalan söyleme dürtüsünün önüne geçemez. Karşısındaki insan onun bu yalanıyla ilgilenmeyecek olsa bile bu yalanı söylemekten kendisini alamaz. Kişinin kendisini daha önemli hissettirmek için söylediği bu yalanın çevresinden çok kendisine zararı dokunur. Çok basit durumlar için bile abartılı yalanlar söyleyebilir, çevresine bunu bir daha yapmayacağını söylemesine rağmen bununla başa çıkamaz. Mitomani olarak tanımlanan bu rahatsızlığın kendine özgü durumlarına bakacak olursak:
1. Kronik bir uydurma eğilimi içindedirler, bunları da bir amaç doğrultusunda yapmazlar.
2. Anlatılan durumlar genellikle göz kamaştırıcı ve fantastik olmakla birlikte gerçeklikle bağı kopuk değildir. Gerçek olma ihtimali bu yalanı söyleyen için en güçlü silahtır.
3. Bu durum kendi içsel süreçleriyle ilgili bir durumdur. Genellikle kendi duygusal ihtiyaçlarına yönelik kurguladıkları yalanları söylerler. Söyledikleri yalanlar doyurulmamış bir ihtiyacın sonucu gibidir.
4. Kişi yalanları ile sergilemek istediği kişiyi kurgular ve bu sayede karşısındakine gerçekte olmadığı bir kişiymiş gibi görünmeye çalışır. Hikayesini karşısındakine sunar, kendisinin kahraman veya suçlu olarak algılamasını sağlar. Örneğin bir yandan çok ünlü kişilerle ilişkisi olduğunu veya yüksek rakamlarda kazancı olduğunu idda edebilirken bir diğer taraftan kendisinin kanser hastası olduğunuda idda edebilir. Temelde farklı şekillerde karşımıza çıksada benzer duygusal ihtiyaçların sonucunda ortaya çıkabilir.
 

First panel title

First panel content

Second panel title

Second panel content
Üst