Yeni mesajlar Yeni konular En çok cevaplanan En görüntülenen konu En çok begenilen

En çok mesaj
Kullanıcı
Mesaj
TEO
20,304
aSk
19,734
Eqe
18,257
14,613
12,865
11,258
10,921
10,916
10,544

Nikah Memuru

AycA_S

TF Üyesi
Katılım
20 Kas 2015
Mesajlar
12,865
Tepkime puanı
5,181
Puanları
113
Konum
İstanbul
Cinsiyetiniz
Bayan
Burc
Yengeç
Nerden:
34 İstanbul
İlgi Alanı:
Tarih, spor
İlk nikah memurlarımızdan biri, belki de ilki, Ubeydullah Efendi'dir.
İkinci Abdülhamid'in baskılarından usanan pek çok Osmanlı aydını Paris'e kaçarken, Ubeydullah Efendi öylesine yaka silker ki zulümden, ABD'de alır soluğu !.
1893 yılında gittiği Chicago'da Sanayi Fuarı'nı gezen, gazete çıkaran Ubeydullah Efendi,
New York'ta bir lokanta işletmeye kalkışmış, on beş günde batırmış, Meksika'yı ve Küba'yı gezmiş, geçimini keten helva, lokum ve yaptığı takıları satarak sürdürmüştür..
Amerika'da iki buçuk yıl kaldıktan sonra, dönüş yolunda Londra, Paris ve Filibe'yi de mesken tutan Ubeydullah Efendi, 1912'de ve iki yıl sonra yapılan seçimlerde meclise girer.
1919 yılında Malta vapurunda görürüz muhteremi.
Tarihimizin en renkli simalarından olan Ubeydullah Efendi, iki yıl da Malta'da sürgün kalır..
1926 yılında "Müslümanlığa göre bir erkek dört karı alabilir mi ?"
Başlıklı bir makale yayımladığında, nikâh memurluğu yapmaktadır.
İşin garip tarafı, ilk nikâh memurumuz damat sıfatıyla nikâh masasına hiç oturmamıştır !..
Beyoğlu Belediyesi'nde görev yapan Ubeydullah Efendi, neden hiç evlenmediğini soranlara şu yanıtı verir : "Yıllardır bu kadar genci evlendirerek günahlarına giriyorum.
Bari kendi kendimin günahına girmeyeyim.."
Ubeydullah Efendi'nin nikâhını kıydığı insanlar arasında en yakın arkadaşı, ünlü şair Abdülhak Hamit ve Lüsyen Hanım da vardır.
1937 yılında bu dünyadan ayrılan, Osmanlı tarihinin zoraki gezgini, Zincirlikuyu Mezarlığı'nda Abdülhak Hamit'in yanı başına defnedilir..
Cumhuriyet'in ilanından sonra da milletvekilliği yapmış olan Mehmet Ubeydullah (Hatipoğlu) Efendi, nikâh memurluğu sırasında evlendirdiği çiftlere imzalar sonrasında şu ünlü konuşmasını yapar :
"Bakınız evlatlarım : Siz istediniz, siz başvurdunuz, siz geldiniz.
Ben ister istemez nikâhlarınızı kıyıyorum.
Benden vebal gitti.
Ancak her ikinizden bir ricam var.
İnşallah etmezsiniz ya, yarın öbür gün birbirinizle kavga ederken, çok rica ediyorum, küfür ve beddua edecekseniz,
Allah aşkına birbirinize, haydi bilemedim evlenmenize sebep olanlara ediniz.
Beni ve sülalemi bu küfür ve bedduaların dışında tutunuz.."

SUNAY AKIN

 

sdC

Tanısan sen de sevmezsin..
Yönetici
TF Süper Moderatör
Katılım
9 Ocak 2020
Mesajlar
8,847
Tepkime puanı
8,796
Puanları
113
Konum
Beykoz
Mesleğin
Eğitim Görevlisi
Cinsiyetiniz
Bay
Burc
Yengeç
Memleket
17 Çanakkale
Nerden:
34 İstanbul
İlgi Alanı:
Jazz ve Belgesel

AycA_S

TF Üyesi
Katılım
20 Kas 2015
Mesajlar
12,865
Tepkime puanı
5,181
Puanları
113
Konum
İstanbul
Cinsiyetiniz
Bayan
Burc
Yengeç
Nerden:
34 İstanbul
İlgi Alanı:
Tarih, spor
İstibdat dönemi diye hatırlıyorum. Biraz sağa sola baktım aşağıdaki bilgi açıklayıcı olur umarım :)

-II. Abdülhamit, Sadrazam'ın gölgesinde kalmayı hazmedemeyerek 1877-1878 Osmanlı-Rus savaşını bahane ederek parlamentoyu kapattmış ve I. Meşrutiyetin sonunu getirmişti. II. Meşrutiyet ilan edilene kadar geçen bu ara döneme tarihçiler Abdülhamit'in İstibdat (baskı) dönemi adını veriyor.

Bu dönemde anayasal haklar kısıtlanmış ve baskılar çoğunlukla "meşrutiyet yanlıları" üzerine olmuştu.

Halbuki I. Meşrutiyet'in ilanıyla özgürlük ortamı etkisini basında kısa sürede göstermiş, sürgün ya da hapisteki gazetecilerin işlerinin başına dönmeleri ile basında canlılık ve eleştiri ortamı oluşmuştu.

Ancak bu özgürlük ortamı çok sürmedi. II. Abdülhamit, İstibdat döneminde basına sansürün her türlüsünü uyguladı.

Bu uygulamalar arasında en dikkat çekeni ise kullanılması yasak kelimeler listesiydi.

İstibdat döneminde yasaklanan sözcüklerden bazıları şöyleydi:

“Kanun-i Esasi, hürriyet, vatan, Bosna, Makedonya, Girit, Kıbrıs, büyük burun, cumhuriyet, mebuslar, Mithat Paşa, Namık Kemal, inkılâp, tahtakurusu, hasta, kardeş, grev, suikast, ihtilal, anarşi, sosyalizm, dinamo, dinamit, hal"-
 

sdC

Tanısan sen de sevmezsin..
Yönetici
TF Süper Moderatör
Katılım
9 Ocak 2020
Mesajlar
8,847
Tepkime puanı
8,796
Puanları
113
Konum
Beykoz
Mesleğin
Eğitim Görevlisi
Cinsiyetiniz
Bay
Burc
Yengeç
Memleket
17 Çanakkale
Nerden:
34 İstanbul
İlgi Alanı:
Jazz ve Belgesel
İstibdat dönemi diye hatırlıyorum. Biraz sağa sola baktım aşağıdaki bilgi açıklayıcı olur umarım :)

-II. Abdülhamit, Sadrazam'ın gölgesinde kalmayı hazmedemeyerek 1877-1878 Osmanlı-Rus savaşını bahane ederek parlamentoyu kapattmış ve I. Meşrutiyetin sonunu getirmişti. II. Meşrutiyet ilan edilene kadar geçen bu ara döneme tarihçiler Abdülhamit'in İstibdat (baskı) dönemi adını veriyor.

Bu dönemde anayasal haklar kısıtlanmış ve baskılar çoğunlukla "meşrutiyet yanlıları" üzerine olmuştu.

Halbuki I. Meşrutiyet'in ilanıyla özgürlük ortamı etkisini basında kısa sürede göstermiş, sürgün ya da hapisteki gazetecilerin işlerinin başına dönmeleri ile basında canlılık ve eleştiri ortamı oluşmuştu.

Ancak bu özgürlük ortamı çok sürmedi. II. Abdülhamit, İstibdat döneminde basına sansürün her türlüsünü uyguladı.

Bu uygulamalar arasında en dikkat çekeni ise kullanılması yasak kelimeler listesiydi.

İstibdat döneminde yasaklanan sözcüklerden bazıları şöyleydi:

“Kanun-i Esasi, hürriyet, vatan, Bosna, Makedonya, Girit, Kıbrıs, büyük burun, cumhuriyet, mebuslar, Mithat Paşa, Namık Kemal, inkılâp, tahtakurusu, hasta, kardeş, grev, suikast, ihtilal, anarşi, sosyalizm, dinamo, dinamit, hal"-
Tesekkur ederim. Bilgi catismasi yasiyorum su an. Sakin kafayla okuyacagim insallah..
 

First panel title

First panel content

Second panel title

Second panel content
Üst