Yeni mesajlar Yeni konular En çok cevaplanan En görüntülenen konu En çok begenilen

En çok mesaj
Kullanıcı
Mesaj
sdC
25,770
TEO
20,703
20,074
aSk
19,736
Eqe
18,252
15,755
11,256
11,008
10,970

Savaş ve Barış-Lev Tolstoy

AyseNur

Grafiker
TF Grafiker
Katılım
13 May 2018
Mesajlar
1,598
Tepkime puanı
37
Puanları
48
Cinsiyetiniz
Bayan
Burc
Oğlak
Memleket
35 İzmir
Nerden:
Bir seçim yapınız

İlk kez 1869 yılında yayınlanan Tolstoy’un unutulmaz eserlerinden
Savaş ve Barış, dünya edebiyatının en önemli eserlerinden biri olarak kabul edilir. Beş yüze yakın karakteri barındırır roman. Edebiyat eleştirmenleri tarafından bir daha böyle bir eserin yazılamayacağı düşünülmektedir.
Romandan ziyade tarihi bir belge niteliği taşıyan kitap, 1805 yılında Çar 1. Aleksandr’ın iktidara gelmesi ile başlar. 1812 yılında Napolyon’un Rusya’ya saldırısı ile de devam eder. Eserde görüleceği gibi bol bol Fransızca konuşmalar geçmektedir. Bunun nedeni ise 2. Katerina döneminde Paris’in uygarlığın merkezi olarak görülmesidir. Böylece Fransızca saray dili seviyesine yükseltilir ve Fransız kültürü asaletin simgesi olur. İşte Savaş ve Barış bu dönemi anlatır. Romanı okurken bol bol konuşmalar arasında Fransızca kelimelerin ve cümlelerin geçtiğini görürüz. Savaş ve Barış’ta beş yüze yakın karakter olsa da özellikle beş asil ailenin 1805 yılında başlayan yaşam serüvenleri anlatılır. Bu aileler; Bezukovlar, Bolkonskiler, Rostovlar, Kuraginler ve Drubetskoylardır. Bezukovlar zengin ve asil olmasına rağmen parçalanmış bir ailedir. Ailenin başı Kiril Vladimiroviç romanın başında hastadır ve yasadışı oğlu Piyer'i halefi ilan eder. Tüm mal varlığını oğluna bırakır. Bu durum birçok kişinin ağrına gider. Çünkü mal varlığı oldukça fazladır. Piyer, iriyarı ve cesur bir adamdır. Başlarda güzelliği ile ön plana çıkan Elen'e aşık olur evlenirler. Sonra onun davranışları hoşuna gitmez görgüsüz olduğunu düşünür. O sıralarda Mason teşkilatına girer ve iç dünyasında yaşamaya başlar. Fakat bu teşkilatta sonraları umduğunu bulamaz ve hayal kırıklığına uğrar. Karısının ölümünden sonra Nataşa’ya aşık olur ve onunla evlenir. İkinci aile Balkonskiler de eski ve saygın bir ailedir. Ailenin reisi Andreyiç Bolkonski, orduya hizmet etmiş ve general rütbesine yükselmiştir. Andrey ve Marya adı iki çocukları vardır. Andrey cesur bir askerdir. Prenses Lisa ile evlenir. Talihsiz olarak karısı doğum yaparken ölür. O da aynı Piyer gibi Nataşa’dan hoşlanır. Fakat Andreyiç Balkonski bu ilişkiye karşı çıkar ve gelini olarak görmek istemez. Andrey savaşta ağır yaralanır ve vefat eder. Geride bıraktığı oğlunun bakımına ise kız kardeşi Maria Bolkonski üstlenir. Maria güzel olmayan hatta çirkin denebilecek bir kızdır. Huysuz ve ihtiyar babasının hakaretlerine ve aşağılamalarına göz yuman bir kadındır ama ılımlı ve vefalı bir karakterdir. Babasının tüm yaptıklarına rağmen ölene kadar onu bırakmaz. Rostovlar ise Moskova’da yaşayan asil bir ailedir. Yalnız son zamanlarda maddi açıdan zor bir yaşam sürüyorlardır. O yüzden çocuklarını zengin kişilerin çocukları ile evlendirip maddi durumlarını düzene sokmaya çalışıyorlardır. Nikolas adında bir oğulları, Petya, Nataşha ve Vera adlarında üç kızları vardır. Nikolas, çok büyük vatansever bir gençtir. Yakışıklıdır. Kuzeni Sonya ile büyük bir aşk yaşarlar ama sonunda istedikleri gibi olmaz. Çünkü ailesi zengin bir gelin istediği için aşkını terk eder ve ailesinin istediğini yapar. Daha sonra Balkonskiler’in vefalı kızı Maria’ya gönlünü kaptırır ve onunla evlenir. Nataşa ise romanın ana ve önemli karakterlerinden biridir. Delidolu ve neşeli bir kızdır. Olaylardan çok fazla etkilenir ve tam olarak ne istediğini bilmez. Boris’e, Andrey’e, Anatol’a ve Piyer’e aşık olur. Fakat romanın sonunda Piyer ile evlenir. Bu ailenin diğer önemli üyesi yeğenleri Sonya’dır. Fakir bir kızdır ama çok gururludur. Kuzenine aşıktır. Fakat ailesinin onu fakir olduğu için istemediklerini de bilir. Ailenin kontu öldüğünde olaylar karışır ve Sonya bir mektup ile ilişkilerine son verir. Kuragin ailesi ise oldukça tartışmalı bir ailedir. Üç evlatları vardır. Elen, Anatol ve Hippolyte’dir isimleri. Anatol oldukça yakışıklı bir gençtir. Oldukça müsrif ve çapkın bir gençtir. Elen de tıpkı kardeşi gibi güzelliği ile ön plandadır ve bütün erkekler onda hayranlık uyandırır. Başlarda Piyer ile evlenir. Fakat sonradan Piyer’in güvenini kaybeder. Çünkü huysuzdur ve şımarıktır. Asıl güvenini kaybetmesine neden olan şey ise Piyer’e yaptığı yanlıştır. Ne yazık ki yakalandığı bir hastalık yüzünden vefat etmiştir. Son aile Drubetskoylardır. Çok asil bir ailedir fakat son zamanlarda oldukça fakirleşmişlerdir. Sadece iki temsilcisi vardır. Anne Anna Drubetskoy ve oğlu Boris. Anne oğluna çok düşkündür ve hep başkalarını araya sokarak oğlunun askeri kariyer yapmasını ister. Zaten Boris’in de en büyük hayali askeri bir kariyer yapmaktır. Kitabın sonlarında Andrey askerlik yaparken ölür. Nataşa ile Piyer ve Mari ile Nikola evlenir ve roman son bulur.

Dünya edebiyatının olmazsa olmazlarından yerini alan Savaş ve Barış aslında insanlık var olduğundan beri başına gelebilecek olaylardan ve duygulardan bahseder. Aslında bir nevi bizi anlatan ve herkesin kendinden bir parça bulacağı bir kitap. Belki de ölümsüz olmasını sağlayan en önemli etkenlerden biri de budur. Kastettiğim şey aşk, tutku, ihtiras, kıskançlık gibi duygular. Kısacası beşeriyetin olduğu her yerde eksik olmayan kavramlar. Romanın bir diğer başarısı da titizlikle hazırlanmış olmasıdır. Tolstoy yaşamadığı dönemi anlattığı için, birçok belge incelemiş, sayısız tarihi roman okumuş ve birçok tanıkla konuşmuştur. Bu yüzden karakterler hayali de olsa birçoğu yaşayan kişilerden örneklerle süslenmiştir. O yüzden kitap gerçekçilik akımıyla yazılmış bir eser olma özelliğini taşır. Bu yüzden bu unutulmaz eser kütüphanemizin demir taşı olma özelliğine sahiptir.
 

First panel title

First panel content

Second panel title

Second panel content
Üst