Yeni mesajlar Yeni konular En çok cevaplanan En görüntülenen konu En çok begenilen

En çok mesaj
Kullanıcı
Mesaj
TEO
20,683
aSk
19,734
Eqe
18,257
15,463
13,053
sdC
12,548
11,258
10,961
10,917

"Yarim (Ağam ) İstanbul'u Mesken mi Tuttun" Türküsü Hikayesi

AycA_S

Editör
Editör
Katılım
20 Kas 2015
Mesajlar
13,053
Tepkime puanı
5,568
Puanları
113
Konum
İstanbul
Cinsiyetiniz
Bayan
Burc
Yengeç
Nerden:
34 İstanbul
İlgi Alanı:
Tarih, spor
Ahmet Gazi Ayhan'dan alındığı ve derlendiği belirtilen türkü " Yarim (Ağam ) İstanbul'u Mesken mi Tuttun " adı altında Kayseri türküsü Dinlediğiniz türkünün hikayesi , sözleri şu şekilde.
1930 lar başı tahminen . Çünkü soyadı yok bahsi geçen kadının da adamın da.
Görücü usulü de olsa aşk dolu bir evlilik. Kimine göre Nazlı gelin , kimine göre Nebiye gelin . Kimine göre sıvacı Mehmettir , kimine göre çalgıcı Ahmettir , ne fark eder. Acıyla , hasretle yakılmış bir ağıttır , dağlardan yankı yapan bu ezgidir. Anadolu kadınının eseridir.
Küçük bir köy düğünü, mutlu bir 7 gün, ardından , ekmek parası için İstanbul gurbetine giden , gidiş o gidiş 7 yıl hiç haber alınamayan bir koca. 7 yıl Zeyrekdeki Tavasli bakkal Abdullaha gönderilen mektuplar ( akıbeti belli değil mektupların ) , 7 yıl namusuna leke sürdürmeyen bir gelin. 7 yıl boyunca bitmeyen dedikodu " gocan İstanbul garılarını gördü seni unuttu , gocan İstanbulun çengi garılarını gördü senimi hatırlar " ve en kötüsü , " sıva yaptığı duvarın altında kaldı gocan öleli 5 yıl oldu " .. Bir de üstüne gördüğü rüya " çengi garıların yatağında Ahmet " .Tak eder canına , vurur kendini Erciyes eteklerine, bağırnın yanığı dilinden bu şekilde dökülür.
Ağam İstanbul’u mesken mi tuttun?
Gördün güzelleri beni unuttun.
Sılaya dönmeye yemin mi ettin
Gayri dayanacak özüm kalmadı,
Mektuba yazacak sözüm kalmadı.
Ağam sen gideli yedi yıl oldu,
Diktiğin fidanlar meyveye geldi.
Seninle gidenler sılaya döndü.
Gayri dayanacak özüm kalmadı,
Mektuba yazacak sözüm kalmadı.
Ağam sakısını atmış sicime,
Feleğin ettiği gitti gücüme,
Allah yazmış anaların suçu ne?
Gayri dayanacak özüm kalmadı,
Mektuba yazacak sözüm kalmadı.
Ağamın giydiği ketenden gömlek,
Yoğimiş dünyada öksüze gülmek.
Bize yakışır mı gurbet beklemek?
Gayri dayanacak özüm kalmadı,
Mektuba yazacak sözüm kalmadı.
Ağam İstanbul’da salkım söğüttü,
Şahsını unuttum nasıl yiğitti?
Seninle gidenler oğlan büyüttü
Tez gel ağam tez gel eğlenmeyesin,
Orda güzel çoktur, evlenmeyesin.
Verdiğin yazmayı bürünmeyim mi?
Çıkıp da damlarda görünmeyim mi?
Ellere bakıp da yerinmeyim mi?
Gayri dayanacak özüm kalmadı,
Mektuba yazacak sözüm kalmadı.
Ağam sen gideli dışa çıkmadım,
Mor püsküllü yiğitlere bakmadım,
Zülfümü sakladım, fese sokmadım.
Gayri dayanacak özüm kalmadı,
Mektuba yazacak sözüm kalmadı.
Verdiğin yazmayı ateşe yaktım,
Çürüttüm ömrümü, yoluna baktım,
Ya senin tecellin, ya benim bahtım.
Gayri dayanacak özüm kalmadı,
Mektuba yazacak sözüm kalmadı.
(Gençlik elden gitti, gelmene lüzum kalmadı.)
Doğruysa bu ezginin hikayesi Nebiye geline bir rahmet , derleyen , gün yüzüne çıkaran Ahmet Gazi Ayhana bir rahmet. Bu türküyü en güzel okuyan kıymetli Yıldız Ayhana da uzun ömürler.
Siz değerli okurlara da saygı ve sevgiler
Haydi mırıldanın siz de :)
Kenan Celikman 2011
 

First panel title

First panel content

Second panel title

Second panel content
Üst